Yaşayan Piramit’ten İlhamla SSM’nin Natürmortları

Sakıp Sabancı Müzesi
4 min readSep 20, 2023
Agnes Denes, Yaşayan Piramit

Agnes Denes’in ilk olarak 2015’te New York’taki Socrates Heykel Parkı’nda ve ardından 2017'de documenta 14 kapsamında Kassel’deki Nordstadtpark’ta inşa edilen, mekâna özgü eseri Yaşayan Piramit, 13 Eylül 2022’den bu yana SSM’nin bahçesinden gökyüzüne yükseliyor. Uygarlığın en ikonik biçimlerinden birinin doğa ile etkileşime girerken geçirdiği organik gelişimi gözler önüne seren piramidin teraslarında mevsimlerin değişimiyle birbiri ardına filizlenen, çiçek açan ve solan bitkiler, hayatın sonsuz devinimini gözlemlememize olanak tanıyor ve koleksiyonumuza farklı bir bakış açısı sunuyor.

Odağımızı piramidin üzerinde yaşayan bitkilerden, tuvallerin içine yerleştirilen bitkilere kaydırıyoruz. SSM Resim Koleksiyonu’nda, sanat tarihinde “yaşam” kelimesine tezat oluşturacak şekilde “natürmort” yani “ölüdoğa”olarak nitelendirilen pek çok eser bulunuyor. 17. yüzyıldan itibaren Avrupa resminde bir detay olmaktan çıkarak başlı başına bir tür olarak kendine yer edinen natürmort, Tanzimat sonrası Batılılaşma döneminde Türk resminin de ilk konularından biri olmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ilk resim dersleri, askeri eğitim veren okullarda harita çizimi amacı doğrultusunda başlamış, daha sonra sivil okulların ders programlarına eklenmiştir. Ressamlığa ilk adımını askeri eğitim sistemine dahil edilen bu teknik çizim dersleriyle atan, bu sebeple daha sonra “Asker Ressamlar” olarak anılacak sanatçı kuşağının özellikle tercih ettiği konulardan biri haline gelen natürmortları, neredeyse iki boyutluya benzer niteliktedir; ancak Avrupa’da, özellikle Paris’te alınan akademik resim eğitimiyle natürmortların nitelikleri değişmiş ve dönemin resim anlayışına uygun hale gelmiştir. Başlangıçta tuvalde yumuşak fırça darbeleri ve keskin kontur çizgileriyle akademik tarzda beliren çiçekler, İzlenimcilik’in etkisiyle kısa, hızlı fırça vuruşları ve katmanlı boya tabakalarıyla resmedilmeye başlanmıştır. Sanatçılar dönemin avangard akımlarıyla tanıştıkça natürmortların da üslubu değişmiş, eserler yeni tarzların özelliklerini taşımaya başlamıştır.

Yaşayan Piramit’ten aldığımız ilhamla koleksiyonumuzdaki natürmortlara farklı dönemlerin yansımalarında özellikle üç meyveli natürmortta üç farklı kuşaktan sanatçının bu türe yaklaşımındaki değişimleri görmek mümkündür. Kendilerinden önce yurtdışında resim eğitimi almış olan asker kuşağın eserleri koleksiyonlarımızda bulunmadığı için Osmanlı ressamlığının başlangıcı olarak kabul edebileceğimiz Süleyman Seyyid, Şeker Ahmed Paşa ve Halil Paşa’nın natürmortları Türk resminin ilk natürmortları olarak kabul edilebilir.

Çiçekli Natürmort, Şeker Ahmed Paşa

Şeker Ahmed Paşa (1841–1907), Çiçekli Natürmort, Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu
Çiçekli Natürmort, Şeker Ahmed Paşa (1841–1907), Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu

Şeker Ahmed Paşa ve Süleyman Seyyid’in sıklıkla resmettiği natürmortlarında, masa üzerine yerleştirilmiş vazodaki çiçeklerin çeşitliliği, ressam olarak yeteneklerini sergileyebilmelerine olanak tanır. Özellikle Şeker Ahmed Paşa’nın SSM Koleksiyonu’nda bulunan Çiçekli Natürmort’u oldukça zengin bir kompozisyondur. 1903 tarihli bu eser, sanatçının son dönem çalışmalarından biri olduğu halde Natüralizmden uzak, iki boyutluya yakın stylize bir tarza sahiptir. Şakayıklar, laleler ve sümbüller gelişigüzel bir şekilde yayvan bir vazoya yerleştirilmiş, iki pembe gülün ise masada bırakılması ve bu düzenlemeye dahil edilmemesi kontrollü bir spontanlık hissi uyandırmıştır. Çiçeklerin detayları incelikle resmedilmişken masa ile vazo oldukça yalın ve basit bir şekilde tasvir edilmiştir. Bu kuşak ressamların natürmortlarında kişisel bir dokunuş yerine resim yeteneğini ortaya serme amacı gözlemlenebilir.

1914 Kuşağı olarak bilinen kendilerinden sonraki kuşak ise daha öznel bir yaklaşım benimsemiştir. Bu kuşağın temsilcilerinden olan Feyhaman Duran’ın natürmortlarında Şeker Ahmed Paşa ve Süleyman Seyyid’in yalın kompozisyonları yerini kalabalık fonlara bırakmıştır.

Türkiye’de İzlenimcilik akımının temsilcisi olan 1914 Kuşağı, gün ışığını yakalayabilmek için açık havada çalışarak sıklıkla manzara ve natürmort eserler üretmiştir. Doğada çalışırken serbest fırça darbeleriyle hızla resmettikleri poşadlar, bu sanatçıların en önemli eserleri arasındadır.

Eseri detaylı incelemek için tıklayın.

Kavunlu Natürmort, Feyhaman Duran

Feyhaman Duran (1886–1970), Kavunlu Natürmort, Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu
Kavunlu Natürmort, Feyhaman Duran (1886–1970), Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu

Feyhaman Duran’ın Kavunlu Natürmort’u, diğer ressamların sıklıkla tercih ettiği kesilip çıkarılmış bir kavun dilimi içermesine rağmen, aynı konuyu işleyen Şeker Ahmed Paşa’nın Kavunlu Natürmort’uyla fırça ve boya kullanımı açısından ayrışır. Şeker Ahmed Paşa’nın eseri yalın bir kompozisyon sunarken, Feyhaman Duran’ın kavunu hızlı fırça darbeleriyle resmedilmiş, belli belirsiz, kalabalık hissi veren bir fonun önünde bulunur. Arkasında dağınık bir örtü ve bir bitki görülen dilimlenmiş kavunun yanında bir kase içinde üzüm ve elma, bütün bir kavun ve bir bıçak yer alır. Tüm bu nesneler Şeker Ahmed Paşa’nın akademik yorumunun aksine, sanatçının anlık, geçici izlenimini yansıtır.

Eseri detaylı incelemek için tıklayın.

Çiçek, Abidin Dino

Abidin Dino (1913–1993), Çiçek, Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu
Çiçek, Abidin Dino (1913–1993), Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu

Koleksiyonumuzdan inceleyeceğimiz üçüncü natürmort Abidin Dino’ya aittir. Türkiye sanat tarihinde Güzel Sanatlar Birliği (eski Osmanlı Ressamlar Cemiyeti), Yeni Ressamlar Cemiyeti ve Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’nden sonra kurulan dördüncü sanat topluluğu olan d Grubu’nun kurucu üyelerinden biri olan Dino, SSM Resim Koleksiyonu’nda bulunan Çiçek eserinde çizgi ve desene odaklanan bir tarzla soyutlanmış bir lale resmetmiştir. Şimdiye kadar incelediğimiz Şeker Ahmed Paşa’nın Çiçekli Natürmort’u ve Feyhaman Duran’ın Kavunlu Natürmort’undan oldukça farklı olan bu eserde, çiçeğin kendisinden ziyade bir çiçek düşüncesinin resmedildiği görülmektedir. Dino, çiçeklerini çoğunlukla boşluk hissi yaratılan bir ortamda tek başlarında, zaman zaman soyut bir tarzda tasvir etmiştir. Kendisinden önceki kuşağın benimsediği İzlenimcilik akımını terk eden Dino ve aynı dönemin diğer sanatçıları, Kübizm ve Konstrüktivizm gibi akımlardan esinlenerek, illüstrative yakın desen odaklı eserler üretmiştir.

Eseri detaylı incelemek için tıklayın.

Yaşayan Piramit’ten ilhamla SSM Resim Koleksiyonu’ndan üç farklı kuşağa ait sanatçının Akademizm, Empresyonizm ve Soyut Resim akımlarına atfedebileceğimiz natürmortlarını inceledik. Koleksiyonumuzdaki diğer natürmortlara da bu gözle bakmak için sizi digitalSSM’e davet ediyoruz!

Bağlantılar:

Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu

Sanatçı: Şeker Ahmed Paşa
Sanatçı: Feyhaman Duran
Sanatçı: Abidin Dino

Sergi: Agnes Denes, Yaşayan Piramit

digitalSSM.org | Sakıp Sabancı Müzesi Arşiv ve Araştırma

--

--